MAG Sohbetlerinin bu haftaki konuğu Reckitt Benckiser Health Satış Direktörü Esat Oğuz.

İsterseniz önce bir teşekkür ile başlayalım. Hayatınızda birine teşekkür edecek olsanız bu kim olurdu ve neden?

Doğruluktan asla ödün vermeyen bir insan olabilmem adına beni her zaman yönlendiren ve yeni şeyler denemeye açık, özgür ve cesur bir insan olmamda büyük rolü olan aileme; hayal etmeye başlamamda ve kitapların dünyasına girerek evrenimi genişletmemde önemli bir yeri olduğu için sevgili eşime teşekkür etmek isterim.

Sizi tanıyabilir miyiz, yaşamınızdaki kilometre taşlarından bahseder misiniz?

18 Temmuz 1978 Muğla doğumluyum. İlk ve ortaokulu Muğla’da, ilk senesi yatılı olmak üzere liseyi İzmir’de okudum. ODTÜ Bilgisayar Mühendisliği bölümünden 2000 yılında mezun oldum. Gerek erken yaşta aile yanından ayrılıyor olmanın, gerekse kısa süreli de olsa yatılı okul hayatını görmenin beni hızlı geliştirdiğini ve dönüştürdüğünü düşünüyorum.

Ortaokulda futbol takımında, üniversitede yurt basketbol takımında oynadım. Sporun her zaman içindeyim ve bundan besleniyorum.

Lise yıllarımda “Fen Lisesi Öğrenci Birliği Başkanlığı” ve aynı zamanda “İzmir Özel Türk Koleji Öğrenci Birliği Başkan Yardımcılığı” görevlerini yürüttüm ve ilk kez 17 yaşımdayken yaklaşık 4.000 kişilik okulumda seçimle göreve gelerek kendi liderlik becerilerimi keşfetme fırsatı buldum.

Bilgisayar Mühendisliği gibi spesifik bir uzmanlığı bitirmiş olmama rağmen, kariyer hayatımda yüreğimin götürdüğü yere gitme cesaretini gösterdim. Ve bu kariyer yolculuğu bana çok iyi geldi. Aynı zamanda hayatta farklı kapılar da açtı. Eşimle her ikimizin de Pfizer’de görev yaptığı yıllarda tanışıp evlendik, şimdi de Tevfik Uraz adında 2,5 yaşında bir oğlumuz var.

Sizce sizi diğer herkesten farklılaştıran özellikleriniz nelerdir?

Matematiğe olan yatkınlığım, aktifliğim ve hiç bitmeyen enerjim, çocuksu ruhum, koşullar ne olursa olsun hayatı güleryüzle karşılamaya çalışmam, etkili takımlar kurarak liderler yaratmam.

Sizi başkalarına sorsak en çok hangi özelliğiniz öne çıkar?

Vizyoner, tutkulu, güvenilir ve yerinde duramayan biri olarak tarif ederler herhalde. (Bazen 24 saat yetmeyebiliyor)

Günlük yaşamınızda rutinleriniz var mıdır?

Şu sıralar oğlum Uraz en büyük terapi kaynağım. Kendisi ile mümkün olduğunca kaliteli zaman geçirmeye çalışıyorum. Ebeveynlik, çocuk yetiştirirken kendini de yetiştirme ve geliştirme sanatı bir anlamda. Haftada bir basketbol, iki kez tenis oynamak (tenise yeni başladım ve hayatım boyunca sürdürebilmek istiyorum) vazgeçemediğim rutinlerim arasında.

Zorlayıcı bir dönemden geçerken kendinizi rahatlatmak için neler yaparsınız?

Kişisel gelişim özelinde zaman buldukça okuyor, birbirinden öğretici programlara katılmaya gayret ediyorum. Hayatta matematik dışında hiçbir şeyin 100% doğru olmadığını, haklı/haksız kavramlarının göreceli olduğunu gözlemliyor ve olayları yargılamadan sadece oldukları gibi kabul etmenin, kendi zihninin patronu olabilmenin hayatın en büyük zenginliği olduğunu düşünüyorum. Bu bağlamda özgürleşmeye çalışıyorum, halen bir gelişim yolculuğundayım ve daha gidecek çok yolum olduğunu biliyorum. Ancak bu kesinlikle çok keyifli bir yolculuk…

Bilinmeyen bir yönünüz var mı?

İnsanın salt kendisinin ve çevresinin büyüyüp gelişmesinin tek başına bir anlamı olmadığını düşünüyorum. Gelirimin belirli bir bölümünü muhakkak bağışlamaya çalışıyorum; özellikle eğitimde fırsat eşitliği konusunda hassasım diyebilirim. Ülke olarak sürdürülebilir şekilde büyüyebilmek, refah içinde yaşayabilmek adına herkesin bu hassasiyeti taşıması ne güzel olur.

Satış dünyasında olmak bilinçli bir tercih miydi sizin için, bugünlere nasıl geldiniz?

Benim dönemimde üniversite sınavlarının öncesinde tercihlerimizi yapıyorduk. Geleceğin mesleği “Bilgisayar Mühendisliği” diyerek ODTÜ Bilgisayar Mühendisliği tercihini ilk sıralara yazdım ve orada okumaya hak kazandım. Bölüm kesinlikle doğruydu ancak bir şekilde bana/yapıma uymuyordu. Başkalarının doğrularını yaşamaktansa kendi hayatımın mimarı olabilmek için radikal bir karar verdim ve her gün yeni bir heyecan ile bağlanacağım ve tutkularımın peşinden koşabileceğim satış dünyasının içine atmak istedim kendimi. O gün bugündür de vazgeçmeyen enerji ile bu dünyanın içindeyim diyebilirim. Diğer yandan seneler bana gösterdi ki; mühendislik aslında bir düşünme ve modelleme biçimi. Siz ne iş yaparsanız yapın karar alma sistematiğinize değer katıyor.

Ekibinize alacağınız kişilerde nelere dikkat edersiniz?

Mülakatlarda en kıymet verdiğim şeylerden biri en azından ilk 5 dakika boyunca sadece kişinin çekirdek ailesine konsantre olmak ve onları mümkün olduğunca tanımaya çalışmak oluyor.

Sahiplenmesine, stratejik bakış açısına sahip olmasına, çözüm odaklı yaklaşım göstermesine, hayatındaki başarı hikayelerinin neler olduğuna ve aynı zamanda başarısızlık hikayelerini nasıl yönettiğine, mümkün olduğunca “to-the-point” olmasına, her zaman yapabilirim (“can do”) yaklaşımı sergilemesine ve asla pes etmeyen bir yapıya sahip olmasına dikkat ediyorum.

Son olarak da adayın şirket kültürü ile ne kadar uyumlu olup olmadığına bakıyor, ilerleyen dönemlerde farklı rollere atanma potansiyeli olup olmadığını da anlamaya çalışıyorum.

Ekibinizi motive etmek için hangi araçlardan yararlanırsınız?

Ben kendimi geliştirebildiğim ortamlarda, zor şartlardan bağımsız, her zaman yüksek motivasyonla çalıştım. Bunun herkes için geçerli olabileceğini düşünüyorum.

Bununla birlikte söyledikleriniz ile yaptıklarınız örtüşüyorsa ekibiniz size güven duymaya başlıyor. Mümkün olan tüm netliğiyle, neyin niçin yapılması gerektiğini ekiplerinize aktarmanız ve onların bu nedeni satın almalarını – yani yaptıkları işteki anlamı bulmalarını – sağlamanız kıymetli. Ekibin birbirini yakından tanıması, zaaflarını, kuvvetli yanlarını bilmesi, kader ortaklığı kurması adına birlikte sosyalleşmenin de kaydadeğer bir etkisi oluyor.

Kadınların satış dünyasında daha çok yer alması neleri değiştirebilir?

Satış dünyasında kadınların daha çok yer almasının ciddi anlamda taşları yerinden oynatacağına, bir anlamda satış dünyasındaki kör noktaların ortadan kalkmasını sağlayacağına inanıyorum. Yüksek duygusal zeka ve detay hakimiyeti, olaylara farklı ve yaratıcı bakış açılarının entegrasyonu sayesinde işin mutfağından yetişmiş kadın liderlerimizin artması, satışta oyunu yavaş yavaş değiştirecektir. Çünkü satış aslında karşı tarafın ihtiyacını ortaya çıkarabilme sanatıdır. Ne kadar çok dinler, empati kurar ve kavrarsanız başarılı olma şansınız da o kadar artıyor. Özetle, kadınların satış dünyasında daha çok yer alması adına ne gerekiyorsa yapmaya hazırız.

Gençlere satış mesleğini tavsiye eder misiniz?

Kesinlikle evet. Satışta başarılı olan bir kişinin hayata dair çok önemli kazanımları olur. Derin bir analitik bakış, dinamizm, dayanıklılık ve iyi bir gözlemleme becerisini bir arada barındıran bir kişi hayatında diğer alanlarda da daima başarılı olacaktır diye düşünüyorum.

Öğrencilere kariyer yolculuklarında neler tavsiye edersiniz?

Öncelikle ne istediğinizi bulana kadar, pes etmeden, kendinizi tanımaya çalışın. Bol bol hata yapın çünkü bundan daha öğretici hiçbir şey yok. Bol bol okuyun çünkü bu alışkanlık dünya değişirken kendinizi her daim yeni İOS yazılımıyla güncellemenizi sağlayacak. Merak edin, soru sormaktan çekinmeyin, yeniliğe her zaman açık olun ve tüm önyargılarınızı bir anlamda kilitli bir kutuya koyun.

Kitap okur musunuz, önereceğiniz kitaplar var mı?

Evet, mümkün olduğunca. Önerebileceğim kitaplara gelince:

“Koşulsuz Ebeveynlik” – Alfie Kohn

“Senin Hakkında Yedi Şey Düşündüm” – Berrak Yurdakul

“Rüzgarlar Hep Gençtir” – Zülfü Livaneli

“Ustalık Gerektiren Kafaya Takmama Sanatı” – Marc Manson

“Bir Ömür Nasıl Yaşanır” – İlber Ortaylı

“Satranç” – Stefan Zweig

Sevdiğiniz bir kitaptan beğendiğiniz bir paragrafı bizimle paylaşabilir misiniz?

“Senin Hakkında Yedi Şey Düşündüm” – Berrak Yurdakul

“Yalnızca hayat sona erdiği zaman yaşanan ölüm yoktur. Kendin zannettiğin şeyin pençesinde, onun seni kapattığı hapishanede sonsuza dek kendi düşüncelerine, ıstıraplarına, günlük alışkanlık rutinine saplanıp kalmak ve aynı benmerkezci, vahşi etkinlikleri, hırsı, rekabeti, statü, mevki ve güç arayışını yıllar boyu sürdürmek de bir ölüm biçimidir”

“Işık olan her yerde gölge de vardır. İnsanın sahip olduğu asıl niteliklerin de gölgeleri vardır. Gölgeler asıl niteliklere çok benzerler, hatta bir süre kendilerini onlarmış gibi yuttururlar, ama aslında karanlık taraftadırlar. Şefkatin yakın düşmanı, yani gölgesi acıma duygusudur; özgüvenin gölgesi kibirdir; parlak zekanın gölgesi her şeyi eleştirme alışkanlığıdır ve ağırbaşlılığın gölgesi duygusuzluktur.”

Sık kullandığınız bir atasözü var mı? Yoksa, size göre herhangi bir durumu en iyi anlatan atasözü hangisi?

“El elden üstündür” yeterince açık ve net sanırım, hiçbir zaman göz ardı etmemek lazım.

Sales Network platformu için neler söyleyebilirsiniz? Bugünü nasıl görüyorsunuz, gelecek için neler öneriyorsunuz?

Sales Network platformunu İlk duyduğum andan itibaren büyük bir memnuniyetle içerisinde yer almak istedim. Öncelikle, bu platformun kurulması ve yaşatılması aşamasında yoğun emekleri bulunan, bu işi hakkını vererek yapmaya çalışan sevgili Ergün Güler’e ve yine bu platforma girmeme vesile olan sevgili arkadaşım Buğrahan Atabay’a özel teşekkürlerimi iletmek isterim.

Bence bu platformun en güzel yanlarından biri topluma ve aynı zamanda geleceğimize faydalı hizmetler verebilmek. Bu bağlamda satış dünyasının cazibesini artırabilmek, kadınları satış dünyasına daha fazla çekebilmek, dış dünyada değişim/dönüşüm anlamında neler olduğunu yakından takip edebilmek adına türlü aktiviteler düzenleniyor. Kariyer yolculukları satış dünyası ile kesişmiş birbirinden değerli tecrübeden/yaşanmışlıktan faydalanmaya çalışıyor ve aynı zamanda yeni dostluklar ediniyoruz. Platformun yavaş yavaş ivmelenmeye ve ayaklarının yere sağlam basmaya başladığını gözlemliyorum ve bundan gurur duyuyorum.

Gelecek özelinde platformu belki de üniversitelere taşıyarak öğrenci arkadaşlarımızın satış dünyasının gücünü daha o yıllardan hissetmelerini sağlamak, WiS’in (Women in Sales)  güçlenmesi adına sonuna kadar gayret etmek ve bu bağlamda biz erkeklere düşen bir görev varsa sürece yardımcı olmaya çalışmak, varsa farklı platformlar ile fikir alışverişinde bulunmak, yapılması gerekenler arasında ilk aklıma gelenler…